Kötü Deneyim p1
’Nasılsın?’ o dedi.
Gözünüm açtım. ’İyiyim, sağol. Sen nasılsın? Ne zaman bugün işe başladın? Kaç saat?’
Her zaman taksi şoförülerle konuşmak denerim çünkü sanırım o haldı kazıklamadı. Cevabı duymadım. Pencereden bakmak deneyordum, ama daha çok kara.
’Bu yüzden, o erkek senin erkek arkadaşın mı?’
’Yok,’ ben yanıtladım. ’Henüz değil. Ama olacak, inşallah.’
’O zaman, hoş vakit geçirdin mi?’
’Evet, geçirdim.’ “Kes sesini lütften!!!“ demek istedim. Yorgunluktan kafası durdum.
’Sen sarhoş mısın?’
’Ne?’ ben dedim. Gözlerini diktim.
’Sarhoşsın... dert etme. Poliz değilim.’
’Hayır,’ ben dedim. ’Poliz değilsin biliyorum ama içmedim.’ Her nasılsa, yalan söyledim. O bilmek istemedim.
_________________________________
A while ago, I went to my friend's house. I had a good time... very normal, everything was good. At 2am, I got a taxi. The driver seemed normal. We left the house and I was tired. The driver tried to talk to me. I didn't like this because I'm normally polite and kinda chatty, but when I'm tired, this is annoying.
'How are you?' he said.
I opened my eyes. 'Fine thanks. How are you? When did you start work today? What time?'
I always try to talk to taxi drivers because I think they don't rip you off, then. I didn't listen to the answer. I tried to look out the window, but it was too dark.
'So, was that guy your boyfriend?'
'No,' I replied, 'not yet. But he will be, hopefully.'
'Then, did you have a good time?'
'Yes, I did,' "Please shut up!!!' I wanted to say. I was too tired to think.
'Are you drunk?'
'What?' I said. I stared at him.
'You're drunk... don't worry. I'm not a cop.'
'No,' I said. 'I know you're not police but I wasn't drinking.' For some reason, I lied. I didn't want him to know.
Corrections
Kötü Deneyim p1
Bir süre önce, (ben) benim bir arkadaşımın evine gittim. İyi vakit geçirdim... Her.şey çok normal ve iyidi. Saat ikide bir taksi çevirdim. Sürücü çok normal göründü. Evden bıraktık ayrıldık ve ben yorgundum. Sürücü benimle konuşmayı denedi. Bunu sevmedim çünkü ben genellikle kibarım ve biraz çenebaz, ama eğer ben yorgunsam, bu rahatsız edici.
’Nasılsın?’ o dedi.
Gözümü açtım. ’İyiyim, sağ.ol. Sen nasılsın? Bugün işe ne zaman başladın? Saat kaç?’
Her zaman taksi şoförleriyle konuşmayı denerim çünkü sanırım o halde böylece sizi kazıklamazlar/kazıklayamazlar. Cevabı duymadım dinlemedim. Pencereden bakmayı deniyordum, ama daha çok karanlıktı.
’Yani , o adam senin erkek arkadaşın mıydı?’
’Yok,’ ben diye yanıtladım. ’Henüz değil. Ama olacak, inşallah.’
’Peki hoş vakit geçirdin mi?’
’Evet, geçirdim.’ “Kes sesini lütften!!!“ demek istedim. Yorgunluktan kafam durmuştu.
’Sen sarhoş musun?’
’Ne?’ ben dedim. Gözlerimi diktim.
’Sarhoşsun... dert etme. Polis değilim.’
’Hayır,’ ben dedim. ’Polis değilsin biliyorum ama içmedim.’ Her nasılsa, yalan söyledim. O bilmek O bilsin/Onun bilmesini istemedim.
Notes;
* You can also use "Bundan hoşlanmadım" instead of "bunu sevmedim"
*to hear : duymak
to listen : dinlemek
* There are many things you can use for "so". There isn't one certain meaning of it though. You can translate it like this;
"So, did you have a good time?"
Öyleyse, iyi vakit geçirdin mi?
O halde iyi vakit geçirdin mi?
Peki, iyi vakit geçirdin mi?
İyi vakit geçirdin mi bari? (I'd prefer this one.)
...
But in "So, was that guy your boyfriend?" "Yani" would suit better, I guess.
"Yani, o adam senin erkek arkadaşın mıydı?
Kötü Deneyim b1
Bir süre önce, ben arkadaşımın evine gittim. İyi vakit geçirdim... Her şey normal, her şey iyiydi. Saat ikide, bir taksi çevirdim. Sürücü çok normal göründü. Evden ayrıldık. Ben yorgundum. Sürücü benimle konuşmayı denedi. Bunu sevmedim, aslında ben genellikle kibarım ve biraz çenebaz, ama eğer yorgunsam, bu beni rahatsız eder.
O ’Nasılsın?’ dedi.
Gözümü açtım. ’İyiyim, sağol. Sen nasılsın? Bugün işe ne zaman başladın? Saat kaç?’
Her zaman taksi şoförleriyle konuşmayı denerim çünkü konuşunca kazıklamayacaklarını düşünürüm. Cevabı duymadım. Pencereden bakmayı deniyordum, ama çok karanlıktı.
’Yani o adam, senin erkek arkadaşın mı?’
’Hayır’ dedim. ’Henüz değil. Ama olacak, inşallah.’
’O zaman, hoş vakit geçirdin mi?’
’Evet, geçirdim.’ “Kes sesini lütfen!!!“ demek istedim. Yorgunluktan kafam durdu.
’Sen sarhoş musun?’
’Ne?’ dedim. Gözlerimi diktim.
’Sarhoşsun... Dert etme. Polis değilim.’
’Hayır,’ dedim. ’Polis olmadığını biliyorum ama ben içmedim.’ Her nasılsa, yalan söyledim. Onun bilmesini istemedim.
İyi yapmışsın, aferin :)
Write a correction
Please enter between 25 and 8000 characters.

0 comments
Please enter between 0 and 2000 characters.