Site Feedback

Benim Türkiye'ye Gelmem 2

İlk andan Türkiye’nın toprakta adım attım, benim izlenimler değiştirmeyi başladılar. İstanbul’un havalananında bana dediler ki benim bavulum kaybettırmış. Bana ‘’ Beklemeye mecbursun” diye dediler. Gerçekte ilk ve son kelime hangi kulaklarıma girdiler. Saatlerce bekledim. Hiç kimse benim yanıma gelmedi. O zamanda, Türkçem çok zayıftır. Butun havalım anıda hiç kimse İngilizçe, Fransızça, İspanyolca ya da başka yabancı dil bilmiyordu. Panik yapmak başladım, çünkü bekleyerek Makedonya’dan benim gruptan ayırdım. Aslında, nereye gitmem lazımdı hiç bilmiyordum, çünkü hiç kimse bana soylemedi. Yedi saat beklemekten sonra, bir adam bana geldi ve özür diledi. Benim bavulum, hangisi hala benim yanımda gelmedi, yanlış uçakta bırakılmıştır. Moralım bozdu. “Nereye? Nasıl?” diye kendime sordum. Ondan sonra, Ankara'da eğitim bakanlığı aramaya çalıştım. Cevap hiç kimse bana vermedi. Şu an, itiraf ediyorum ki o zamanda çok korktum. Bundan sonra, Türkiye'de Makedon Büyükçeliliği arayıp yardım istemeye karar verdim. Oyle yaptım. Bir saat sonra, bana dediler ki İzmir’e gitmeye mecburum. İstanbul’dan o kadar İzmir’e başka uçakla geldim. Saat onda gece ulaştım. Taksi için bende nakit yoktu ve bu yüzden ATM’dan çıkarmak istedim, ama bankomaktı benim kredi kartımı aldı. Parasız, cep telefonumsuz, büyük şehiri önünde, kendimi ağlayan bulundum. Dışarı çıktım ve ilk taksi şoförü kim gördüm, bana onun telefon ödünç almak için sordum. Çok şanslıydım çünkü o adam bana çok yardım etti. Benim durumum ona anlattım, ve bitmekten sonra o adam benim istemem yönde götürdü. Çok geç oldu ve tüm kapatıldı. Yine taksi şoförün telefonu istedim ve arkadaşımı aradım.

Share:

 

1 comment

    Please enter between 0 and 2000 characters.

     

    Corrections

    Benim Türkiye'ye Gelmem 2

    İlk andan Türkiye topraklarına adım attım, benim izlenimleri değiştirmeye başladılar. İstanbul’un havalananında bana dediler ki benim bavulum kaybedilmiş. Bana ‘’ Beklemeye mecbursun” diye dediler. Gerçekte ilk ve son kelime hangi kulaklarıma girdiler.(i cannot understand so well what you mean in this sentence) Saatlerce bekledim. Hiç kimse benim yanıma gelmedi. O zamanda, Türkçem çok zayıftır. Bütün havalım anıda havaalanında hiç kimse İngilizce, Fransızca, İspanyolca ya da başka (bir) yabancı dil bilmiyordu. Panik yapmak yapmaya başladım, çünkü bekleyerek Makedonya’dan benim gruptan ayırdım ayrıldım. Aslında, nereye gitmem lazımdı hiç bilmiyordum, çünkü hiç kimse bana söylemedi. Yedi saat beklemekten bekledikten sonra, bir adam bana geldi ve özür diledi. Benim bavulum, hangisi, hala benim yanımdaa gelmedi, yanlış uçakta bırakılmıştır. Moralımi bozdu(Moralim bozuldu). “Nereye? Nasıl?” diye kendime sordum. Ondan sonra, Ankara'da Eğitim Bakanlığı'nı aramaya çalıştım. Cevap Hiç kimse bana cevap vermedi. Şu an, itiraf ediyorum ki o zamanda çok korktum. Bundan sonra, Türkiye'de Makedon Büyükçeliliği arayıp yardım istemeye karar verdim. Öyle yaptım. Bir saat sonra, bana dediler ki İzmir’e gitmeye mecbursunm. İstanbul’dan o kadar İzmir’e başka uçakla geldim. Saat gece onda gece ulaştım. Taksi için bende nakit yoktu ve bu yüzden ATM’den çıkarmak para(nakit) çekmek istedim, ama bankomaktı bankamatik(ATM) benim kredi kartımı aldı. Parasız, cep telefonumsuz, büyük şehiri önünde içinde kendimi ağlayan ağlar bulundum buldum. Dışarı çıktım ve ilk taksi şoförü kim gördüm, bana onun telefonunu ödünç almak için alabilir miyim diye sordum. Çok şanslıydım çünkü o adam bana çok yardım etti. Benim durumumu ona anlattım, ve bittikten sonra o adam benim istemediğim yönde götürdü. Çok geç oldu ve tüm işyerleri(???) kapatıldı. Yine taksi şoförün telefonu istedim ve arkadaşımı aradım.

    Write a correction

    Please enter between 25 and 8000 characters.

     

    More notebook entries written in Turkish

    Show More