Site Feedback

Masal gibi 2

Ertesi gün, sabah erkenden kalktım. Hazırlanarak, arkadaşım Lusi’yi aradım. Uzun, sarı, dillere destan güzellikte saçları olan Lusi’yi hayatta mutlu eden tek bir şey vardı: O da mesleğidir. Yıllardır, Günaydın Dostum’da (adlı gazetede) ünlü bir gazeteci olmak için çalışır. Gazetenin onyedinci sayfası Lusi’nindir. O, gerçek sosyal hayatla ilgili yazılar yazıyor.

İki saat sonra, Lusi’nin ofisinde kendimi buldum. Bana “Zaman geçiyor, ancak senin gençlik geçmiyor’’ diye bana iltifatta bulundu. Ona “Sen de hala gençlik çağlarındasın’’dedim. Nezaketen birbirimize gülümsedik. İkimiz de bunun bir yalan olduğunu biliyorduk. Çay içerek, hatırlarımızı andık. Nihayet, ona “Sana bir önerim var’’ dedim. Bulduğum mektubu anlattım. Onunla düşüncemi paylaştım.

Sonraki gün, Günaydın Dostum’u aldım. Hemen onyedinci sayfayı açtım. Lusi’nin yazısını okumaya başladım. Yazının başlığındaki ödüllendirmeyi okudum. Lusi “Bu mektubun sonunu yazarak bir ödül kazanabilirsiniz’’ diye başlık atmış. Yazının devamında mektubun bir parçasını koymuş. Onların isimlerini bilerek açıklamamış; çünkü onların isimlerini gizli tutmak istedik.

Share:

 

0 comments

    Please enter between 0 and 2000 characters.

     

    Corrections

    Masal gibi 2

    Ertesi gün, sabah erkenden kalktım. Hazırlanarak, arkadaşım Lusi’yi aradım. Uzun, sarı, dillere destan güzellikte saçları olan Lusi’yi hayatta mutlu eden tek bir şey vardı: O da mesleğidir. Yıllardır, Günaydın Dostum’da (adlı gazetede) ünlü bir gazeteci olmak için çalış(mış)tı. Gazetenin onyedinci sayfası Lusi’nindir. O, gerçek sosyal hayatla ilgili yazılar yazıyor.

    İki saat sonra, kendimi Lusi’nin ofisinde buldum. Bana “Zaman geçiyor, ancak senin gençliğin geçmiyor’’ diye bana iltifatta bulundu. Ona “Sen de hala gençlik çağlarındasın’’ dedim. Nezaketen birbirimize gülümsedik. İkimiz de bunun bir yalan olduğunu biliyorduk. Çay içerek, hatıralarımızı andık. ("hatıralarımızı andık" da Türkçe açısından doğrudur. Fakat "anılarımızı tazeledik" çok daha geniş bir kullanıma sahiptir.) Nihayet, ona “Sana bir önerim var.’’ dedim. Bulduğum mektubu anlattım. Onunla düşüncemi paylaştım.

    Sonraki gün, Günaydın Dostum’u aldım. Hemen onyedinci sayfayı açtım. Lusi’nin yazısını okumaya başladım. Yazının başlığındaki ödüllendirmeyi okudum. Lusi “Bu mektubun sonunu yazarak bir ödül kazanabilirsiniz.’’ diye başlık atmış. Yazının devamında mektubun bir parçasını koymuş. Onların isimlerini bilerek açıklamamış; çünkü onların isimlerini gizli tutmak istemiş. (atmış, koymuş, açıklamamış, istemiş. Son fiil, bir önceki fiilerin gelişine göre etkilenir. )

    Masal gibi 2

    Ertesi gün, sabah erkenden kalktım. Hazırlanarak, arkadaşım Lusi’yi aradım. Uzun, sarı, dillere destan güzellikte saçları olan Lusi’yi hayatta mutlu eden tek bir şey vardı: O da mesleğidir. Yıllardır, Günaydın Dostum ’da ( adlı gazetede ) ünlü bir gazeteci olmak için çalışıyor. Gazetenin onyedinci sayfası Lusi’nindir. O, gerçek sosyal hayatla ilgili yazılar yazıyor.

    İki saat sonra, kendimi Lusi’nin ofisinde  buldum. Bana “Zaman geçiyor, ancak senin gençligin geçmiyor’’ diye bana iltifatta bulundu. Ona “Sen de hala gençlik çağlarındasın’’dedim. Nezaketen birbirimize gülümsedik. İkimiz de bunun bir yalan olduğunu biliyorduk. Çay içerek, hatırlarımızı andık anilarimizi tazeledik ( ani ve hatira ayni anlamda iki sozcuktur). Nihayet, ona “Sana bir önerim var’’ dedim. Bulduğum mektubu anlattım. Onunla düşüncemi paylaştım. 


    Sonraki gün, Günaydın Dostum’u aldım. Hemen onyedinci sayfayı açtım. Lusi’nin yazısını okumaya başladım. Yazının başlığındaki ödüllendirmeyi okudum. Lusi “Bu mektubun sonunu yazarak bir ödül kazanabilirsiniz’’ diye başlık atmış. Yazının devamında mektubun bir parçasını koymuş. Onların isimlerini bilerek açıklamamış; çünkü onların isimlerini gizli tutmak istedik.

     

    super !!

    Write a correction

    Please enter between 25 and 8000 characters.

     

    More notebook entries written in Turkish

    Show More