Site Feedback

Türkçe Öğrenmek

 

Merhaba. Bugün ben sizinle Türkçe öğrenmenin tecrübem hakında konuşacağım. Türkçe öğrenmeye kadar vermemin sebepi çok ilginç. Bir yıl önce Türkçe öğrendiğimi hiç düşünmedim. O bir ilginç tarih.

Bir yıldan önce ben Rusya'ydım. Ben çok Rusça okuyordum ve benim uzun Rusça okuyacağımı düşüyordum. Ben üç ay Rusya'daydım ve ondan sonra Kazakistan'a gittim. Kazakistan çok güzel bir yer ve onu çok hoşlanıyorum. Kazakistan'dayken ben çok Kazakça öğrendim. Ben Kazakça çok sevdim ve Kazakistan'da kalmak istiyordum. Kazakistan'da oturürken ben hastalanıp, Amerika'ya döndüm. O zaman Kazakistan'dan gittiğimden çok üzgündüm. Benim Kazakistan'da üzün süre kaldığımdan, benim hayatım için planlar çizmedim.

Dönünce yapacağımı hiç bilmedim. Çok şaşırdım. Düşündüğümden sonra Türkçe öğrenmeye karar verdim. Döndüğümden birkaç aydan sonra ben üniversitede okumaya devam ettim. Üniversitede ben her gün Türkçe okudum ve şimdiye kadar bence fena değil konuşabilirim. Hala çok öğreneceğim kalıyor.

Gelecek dönemde ben Türkçe öğrenmeye devam edeceğim. Benim gayelerimin bir çok iyi Türkçe bilmek ve Türkiye'ye gitmek. Onu yapmak için benim gayretli okumam lazım. Belki ben italki'da öğretmeni bulacağım. Benim daha sık yazmaya gayem var. Yabancı dil öğrenmeye çok zor ve çok zaman sürüyor. Bana sabır gerekiyor.

Share:

 

0 comments

    Please enter between 0 and 2000 characters.

     

    Corrections

    You should not use "Ben, benim, etc" so much. Possesion endings are enough for the indication of person. Only use them if you need to emphasize the person or case.

     

    There are some exeptions regarding the case endings.

    Example 1: Türkçe konuş-abil-iyor musun? (Türkçe is the object , konuşabilmek is the verb, however, no suffixes)

    Example 2: Türkçeyi sev-iyorum. (Türkçe is the object , sevmek is the verb)

    Example 3: Türkçe konuş-ma-yı sev-iyorum. (Türkçe konuşma is the object of this sentence. It is a noun. Also "Türkçe konuşmak" is the verbal form. Sevmek is the verb)

    It is about the verb used with the object and the consequent meanining with and without the suffix.

     

     

    Döndükten vs Döndüğümden

    Notice how the verb ending changes in accordance with the preceeding preposition. You need to figure out what is going on in sentence in different cases and memorize them.

    Example: Geldiğinden beri ağzına bir lokma koymadın.

    Example: Geldikten sonra bana haber

     

     

    Turkish is a very different language than many of asiatic, european and african languages. It is so complicated. But i should specify that your turkish is very good and you are already able to set of some complicated sentences. Keep trying and Good luck!

     

    Gelecek dönem de("de" in here is writen seperate -> you want to mean "also". If it is combined with the noun it becomes a suffix denoting the locative case ending -> means " in next semester) ben Türkçe öğrenmeye devam edeceğim. Benim gayelerimin bir çok iyi Türkçe bilmek Benim gayem çok iyi bir Türkçe bilmek/konuşmak ve Türkiye'ye gitmek. Onu Bunu (you are indicating and refering to something as you use "this". For this case "Bunu" is used more frequently and "Onu" is a bit irrelavant) yapmak için benim gayretli okumam lazım. Belki ben italki'de öğretmeni bulacağım bir öğretmen bulurum. Benim daha sık yazmaya gayem var. Benim gayem/amacım daha sık yazı yazmak. Yabancı dil öğrenmeye öğrenmek (öğrenmek is the subject so it doesn't need to take any suffizes) çok zor ve öğrenmesi çok zaman uzun sürüyor. (Verb, subject aggrement. You can also say "öğrenmesi çok zaman alıyor.") Bana sabır gerekiyor.

     

    Whole Text corrected

     

    Merhaba. Bugün ben sizinle Türkçe öğrenme tecrübem hakkında konuşacağım. Türkçe öğrenmeye kadar vermemin sebebi çok ilginç. Bir yıl önce Türkçe öğrenmeyi hiç düşünmemiştim. O bir ilginç tarih.

     

    Bir yıl önce ben Rusya'daydım. Çok fazla Rusça okuyordum ve uzun bir zaman için Rusça okuyacağımı düşüyordum. Üç ay Rusya'da kaldım ve ondan sonra Kazakistan'a gittim. Kazakistan çok güzel bir yer ve orasını çok seviyorum. Kazakistan'dayken ben çok fazla Kazakça öğrendim. Kazakçayı çok sevdim ve Kazakistan'da kalmak istiyordum. Kazakistan'da otururken hastalanıp, Amerika'ya döndüm. O zamanlar Kazakistan'dan gittiğimden çok üzgündüm. Kazakistan'da uzun bir süre kaldığımdan, hayatım için planlar çizmedim.

     

    Dönünce ne yapacağımı hiç bilemedim. Çok şaşkındım. Biraz düşündükten sonra Türkçe öğrenmeye karar verdim. Döndükten birkaç ay sonra üniversitede okumaya devam ettim. Üniversitede ben her gün Türkçe okudum ve şimdiye kadar bence konuşmam fena değil. Hala öğreneceğim çok şey var.

     

    Gelecek dönem de ben Türkçe öğrenmeye devam edeceğim. Benim gayem çok iyi bir Türkçe bilmek/konuşmak ve Türkiye'ye gitmek. Bunu yapmak için benim gayretli okumam lazım. Belki ben italki'debir öğretmen bulurum. Benim gayem/amacım daha sık yazı yazmak. Yabancı dil öğrenmek çok zor ve öğrenmesiçok uzunsürüyor. Bana sabır gerekiyor.

     

    (2/3)

     

    Türkçe Öğrenmek

    Merhaba. Bugün ben sizinle Türkçe öğrenmenin tecrübem Türkçe öğrenme tecrübem (The whole thing considered to be like a noun. Türkçe öğrenme tecrübem -> turkish learning experience of mine )hakkında konuşacağım. Türkçe öğrenmeye kadar vermemin sebebi çok ilginç. Bir yıl önce Türkçe öğrendiğimi öğrenmeyi ("öğrenme-yi", öğrenme is the noun form of the verb öğrenmek and it is in accusative case. There is no need to add possessive case ending.) hiç düşünmedim düşünmemiştim (These two has the same translation in english."düşünmedim" literally means "I didn't think", it is used in the near past in turkish. "Düşünmemiştim" means something like "i have never come to think about it"). O ilginç bir tarih.

     

    Bir yıldan önce ben Rusya'ydım Rusya'daydım ("Rusya'ydım" means "you were Russia". "Rusya'da" means "in Russia" and "Rusya'daydım" means "i was in Russia"). Ben çok fazla Rusça okuyordum ve benim uzun bir zaman için (for a long time) Rusça okuyacağımı düşüyordum. Ben üç ay Rusya'daydım Rusya'da kaldım ve ondan sonra Kazakistan'a gittim. Kazakistan çok güzel bir yer ve onu çok hoşlanıyorum orasını çok seviyorum (ondan hoşlanmak is usually used for humans that you like or fancy). Kazakistan'dayken ben çok fazla Kazakça öğrendim. Ben Kazakça çok sevdim ve Kazakistan'da kalmak istiyordum. Kazakistan'da otururken ben hastalanıp, Amerika'ya döndüm (you can also say "dönmek zorunda kaldım"). O zamanlar Kazakistan'dan gittiğimden (you can also say "ayrıldığım için") çok üzgündüm. Benim Kazakistan'da uzun bir süre kaldığımdan, benim hayatım için planlar çizmedim ( or "çizemedim").

     

    Dönünce ne yapacağımı hiç bilmedim bilemedim. Çok şaşırdım şaşkındım ("şaşırdım" means something like "I was surprised", "şaşkındım" means "I was confused"). Düşündüğümden Biraz düşündükten (Düşündüğümden means "Because i think", düşündükten means "after thinking") sonra Türkçe öğrenmeye karar verdim. Döndüğümden Döndükten birkaç aydan sonra ben üniversitede okumaya devam ettim. Üniversitede ben her gün Türkçe okudum ve şimdiye kadar bence konuşmam fena değil konuşabilirim (because of the fluency of sentence. Also " Fena değil" is used with nouns) . Hala çok öğreneceğim kalıyor. Hala öğreneceğim çok şey var.

     

     

    Türkçe Öğrenmek

    Merhaba. Bugün ben sizinle Türkçe öğrenmenin tecrübem hakında konuşacağım. Türkçe öğrenmeye kadrar vermemin sebepbi çok ilginç. Bir yıl öncesine kadar Türkçe öğrendiğimieceğimi hiç düşünemezdim. O bir ilginç tarih. ?? ( I couldn't get this one :) )

    Bir yıldan önce ben ( ''ben''s are not incorrect but unnecessary, since you add 'm' to the end of the verbs you don' t need to say 'ben' again )Rusya' daydım. Ben çok Rusça okuyordum ve benim uzun süre Rusça okuyacağımı düşüyordum. Ben üç ay Rusya'daydım kaldım ve ondan sonra Kazakistan'a gittim. Kazakistan çok güzel bir yer ve onuradan çok hoşlanıyorum. Kazakistan'dayken ben çok  Kazakça öğrendim. Ben Kazakça' çok sevdim ve Kazakistan'da kalmak istiyordum. Kazakistan'da oturüurken ben hastalanıp, Amerika'ya döndüm. O zaman Kazakistan'dan gittiğimden için çok üzgündüm. Benim Kazakistan'da üzün uzun süre kaldığımdan, benim hayatım için planlar çizmedim. 


    Dönünce ne yapacağımı hiç bilemedim. Çok şaşırdım. Düşündüğümdenkten  sonra Türkçe öğrenmeye karar verdim. Döndüğümden birkaç aydan sonra ben üniversitede okumaya devam ettim. Üniversitede şimdiye kadar her gün Türkçe okudum ve  şimdiye kadar bence  konuşmam fena değil konuşabilirim. Hala çok öğreneceğim çok şey var kalıyor.

    Gelecek dönemde ben Türkçe öğrenmeye devam edeceğim. Benim gayeleriminden bir çok iyi Türkçe bilmek ve Türkiye'ye gitmek. Onu yapmak için benim gayretli okumam lazım. Belki ben italki'dae öğretmeni bulacağım. Benim daha sık yazmaya gayem var. Yabancı dil öğrenmeyek çok zor ve çok zaman sürüyor alıyor. Bana sabır gerekiyor.

    Write a correction

    Please enter between 25 and 8000 characters.

     

    More notebook entries written in Turkish

    Show More