İlkokuldayken, yazmayı öğrendiğim zaman - düzeltmeniz için teşekkürler!
İlkokuldayken, yazmayı öğrendiğim zaman, ben hemen mektup yazmaktan hoşlanmaya başladı. Başlangıçta çok basit mektupları yazdım: sadece birkaç cümleler yazdım. Çocukken ben herkese mektupları yazdım: anne babama, büyükbaba ve büyükanneme, teyzelerime, okul arkadaşlarıma… Çocukken mektuplarımı postayla göndermedim ama onları elime teslim ettim. Onlara görünce kelimelerimi sözlü olarak verebildiğim bana fark etmedi. Çocukken ben hemen mektup yazmaktan zevk aldım ve sadece sözlü sohbet etmeyi istemedim. Sonra, okuldayken, yabancı dilleri öğrenmeyi başladık. Onu da hemen çoook sevdim. Yazmayı öğrenmekten sonra, yabancı dil öğrenmek benim için yeniden muhteşem bir olay oldu. İlk Fransızca ders aldığımda hemen yabancı dilleri müptelası oldum. O andan itibaren yabancı dillerimi de pratik yapmayı istiyordum, ve bunun için bana yeni mektup arkadaşlarım gerekiyordu. Bir süre arama yaptıktan sonra, benimle mektuplaşmayı isteyen yabancıları buldum. Onların daha uzak oturduğunu için ondan böyle postayla mektuplaşıyorduk. Ve her yeni dil öğrendiğimde yeni mektup arkadaşları aramaya başladım. Önceden Fransızca ve İngilizce konuşanlar, sonra da Almanca ve İspanyolca konuşanlar. İletişim araç olarak, mektup belki oldukça yavaş ve zahmetli. Bazı arkadaşlarım Avustrayla’da, ABD’de ve hatta Bermuda’da yaşıyordu. Bazı mektupları 3 veya 4 hafta yollardaydı. Ama bence e-mail göndermekten daha güzeldi. Mektup ile daha çok uğraştık, çünkü biliyorduk mektup sadece 3 hafta sonra açılacak. Ve uzun zaman beklediğimiz için basit bir mektup yeterli değil. Güzel kağıtlar, fotoğraflar, resimler, dekorasyonlar ve uzun hikâyeler hazırladık her mektup için. Hep böyle bir mektup aldığımızda, güzel bir sürpriz oldu. Benden uzak oturdukları için ve ben hala çok genç olduğum için, en çoğunu gerçekte hiç görmedim, sadece fotoğraflarda. Ama bazı mektup arkadaşlarım bana ziyaret ettiler ve ben de onları görmeye gittim, Fransa’da ve Valonya’da. Yıllarca onlar ve ben mektuplaştık ve mektuplarımız giderek uzadı ve çoğalttı ve bence Postası bizimle çok para kazandı.
Recherche parmi différents professeurs en Anglais…
Corrections · 9
1
İlkokuldayken, yazmayı öğrendiğim zaman - düzeltmeniz düzelttiğiniz için teşekkürler!
İlkokuldayken, yazmayı öğrendiğim zaman, ben hemen mektup yazmaktan hoşlanmaya başladım. Başlangıçta çok basit mektupları yazdım veya yazıyordum: sadece birkaç cümleler yazdım. Çocukken ben herkese mektupları yazdım veya yazardım: anne babama, büyükbaba ve büyükanneme, teyzelerime, okul arkadaşlarıma… Çocukken mektuplarımı postayla göndermezdim (I was not capable of..)ama onları elimle (elim ile) teslim ettim. Onlara görünce kelimelerimi sözlü olarak verebildiğim verebiliyor olmam bana fark etmedi. Çocukken ben hemen mektup yazmaktan zevk aldım ve sadece sözlü sohbet etmeyi istemedim. Sonra, okuldayken, yabancı dilleri öğrenmeyi başladık. Onu da hemen çoook sevdim. Yazmayı öğrenmekten sonra, yabancı dil öğrenmek benim için yeniden muhteşem bir olay oldu. İlk Fransızca dersi aldığımda hemen yabancı dilleri müptelası (a very sophisticated word!:)) oldum. O andan itibaren yabancı dillerimi de pratik yapmayı istiyordum istemeye başladım, ve bunun için bana yeni mektup arkadaşlarım gerekiyordu. Bir süre arama yaptıktan sonra, benimle mektuplaşmayı isteyen yabancıları buldum. Onların Onlara daha uzak oturduğunu için ondan böyle postayla mektuplaşıyorduk. Ve her yeni dil öğrendiğimde yeni mektup arkadaşları aramaya başladım. Önce Fransızca ve İngilizce konuşanlar, sonra da Almanca ve İspanyolca konuşanlar... İletişim araç aracı olarak, mektup belki oldukça yavaş ve zahmetli. Bazı arkadaşlarım Avustrayla’da, ABD’de ve hatta Bermuda’da yaşıyordu. Bazı mektupları 3 veya 4 hafta yollardaydı. yoldaydı. Ama bence e-mail veya e-posta göndermekten daha güzeldi. Mektuplar ile daha çok uğraştık, çünkü biliyorduk ki mektup sadece 3 hafta sonra açılacak. Ve uzun zaman beklediğimiz için basit bir mektup yeterli değil. Güzel kağıtlar, fotoğraflar, resimler, dekorasyonlar ve uzun hikâyeler hazırladık her mektup için. Hep böyle bir mektup aldığımızda, güzel bir sürpriz oldu. Benden uzak oturdukları için ve ben hala çok genç olduğum için, en çoğunu gerçekte hiç görmedim, sadece fotoğraflarda gördüm onları.... Ama bazı mektup arkadaşlarım bana beni ziyaret ettiler ve ben de onları görmeye gittim, Fransa’da ve Valonya’da... Yıllarca onlar ve ben mektuplaştık ve mektuplarımız giderek uzadı ve çoğalttı çoğaldı ve bence Postası postane bizimle sayemizde çok para kazandı.1
İlkokuldayken, yazmayı öğrendiğim zaman - düzeltmeniz için teşekkürler!
İlkokuldayken, yazmayı öğrendiğim zaman, ben hemen mektup yazmaktan hoşlanmaya başladım. Başlangıçta sadece birkaç cümlesi olan çok basit mektuplar yazdım. Çocukken ben anneme, babama, büyükbabama, büyükanneme, teyzelerime ve okul arkadaşlarıma, yani herkese mektup yazdıyordum. Mektuplarımı postayla göndermiyor, onları kendim teslim ediyordum. Söyleyeceklerimi yüz yüze söyleme fırsatına sahip olmak benim için önemli değildi. Çocukken ben her zaman mektup yazmaktan zevk aldım ve sadece sözlü olarak sohbet etmeyi istemedim. Ayrıca okuldayken, yabancı dilleri öğrenmeyi başladık. Onu da hemen çoook sevdim. Yazmayı öğrendikten sonra, yabancı dil öğrenmek benim için yeniden muhteşem bir olay oldu. İlk Fransızca ders aldığımda hemen yabancı dillerin müptelası oldum. O andan itibaren yabancı dil için de pratik yapmayı istiyordum, ve bunun için bana yeni mektup arkadaşları gerekiyordu. Bir süre arama yaptıktan sonra, benimle mektuplaşmayı isteyen yabancıları buldum. Onlar uzakta oturduğu için postayla mektuplaşıyorduk. Ve her yeni dil öğrendiğimde yeni mektup arkadaşları aramaya başladım. Önce Fransızca ve İngilizce konuşanlar... Sonra da Almanca ve İspanyolca konuşanlar... İletişim aracı olarak mektup belki oldukça yavaş ve zahmetli. Bazı arkadaşlarım Avusturalya’da, ABD’de ve hatta Bermuda’da yaşıyordu. Bazı mektupların varması 3 veya 4 hafta sürüyordu. Ama bence e-mail göndermekten daha güzeldi. Mektup göndermek için daha çok uğraşıyorduk, çünkü biliyorduk ki mektup belki 3 hafta sonra açılacak. Ve uzun zaman beklediğimiz için basit bir mektup yeterli değil. Güzel kağıtlar, fotoğraflar, resimler, dekorasyonlar ve uzun hikâyeler hazırlıyorduk her mektup için. Hep böyle bir mektup aldığımızda, güzel bir sürpriz oluyordu. Benden uzak oturdukları için ve ben hala çok genç olduğum için, birçoğunu gerçekte hiç görmedim, sadece fotoğraflarda gördüm. Ama bazı mektup arkadaşlarım beni ziyaret ettiler ve ben de onları görmeye gittim, Fransa’da ve Valonya’da. Yıllarca onlar ve ben mektuplaştık ve mektuplarımız giderek uzadı ve çoğaldı ve bence posta teşkilatı bizden çok para kazandı.1
İlkokuldayken, yazmayı öğrenir öğrenmez (as soon as) mektup yazmaktan hoşlanmaya başladım. Başlangıçta çok basit mektuplar yazdım;sadece birkaç cümle yazdım. Çocukken ben herkese mektuplar yazdım: anneme, babama, büyükbaba ve büyükanneme, teyzelerime, okul arkadaşlarıma… Çocukken mektuplarımı postayla göndermezdim ama onları elden teslim ederdim. Onları görünce diyeceklerimi sözlü olarak ifade etmek benim için farketmezdi. Çocukken ben mektup yazmaktan zevk alırdım ve sadece sözlü sohbet etmeyi istemezdim. Sonra, okulda, yabancı dilleri öğrenmeye başladık. Bunu da çoook sevdim. Yazmayı öğrendikten sonra, yabancı dil öğrenmek benim için yeniden muhteşem bir olay oldu. İlk Fransızca ders alır almaz yabancı dilleri müptelası oldum. O andan itibaren yabancı dillerde de pratik yapmayı istiyordum, ve bunun için bana yeni mektup arkadaşları gerekiyordu. Bir süre arama yaptıktan sonra, benimle mektuplaşmayı isteyen yabancıları buldum. Onlar uzakta oturduğu için ondan böyle postayla mektuplaşıyorduk. Ve her yeni dil öğrendiğimde yeni mektup arkadaşları aramaya başladım. Önceden Fransızca ve İngilizce konuşanlarla, sonra da Almanca ve İspanyolca konuşanlarla mektup arkadaşı oldum. İletişim aracı olarak, mektup belki oldukça yavaş ve zahmetli. Bazı arkadaşlarım Avustrayla’da, ABD’de ve hatta Bermuda’da yaşıyordu. Bazı mektupları 3 veya 4 haftada yolluyordular. Ama bence e-mail göndermekten daha güzeldi. Mektup ile daha çok uğraştık, çünkü biliyorduk ki mektup sadece 3 hafta sonra varacak. Ve uzun zaman beklediğimiz için basit bir mektup yeterli değildi. Güzel kağıtlar, fotoğraflar, resimler, dekorasyonlar ve uzun hikâyeler hazırladık her mektup için. Hep böyle bir mektup aldığımızda, güzel bir sürpriz olurdu. Benden uzak oturdukları için ve ben hala çok genç olduğum için, çoğunu gerçekte hiç görmedim, sadece fotoğraflarda gördüm. Ama bazı mektup arkadaşlarım beni ziyaret ettiler ve ben de onları görmeye Fransa’ya ve Valonya’ya gittim. Yıllarca mektuplaştık ve mektuplarımız giderek uzadı ve çoğaldı ve bence Postacı bizden çok para kazandı.
0
Merhaba Gretha!
We don't use this (:) punctuation mark often.
Generally we use like these:
Evde üç kedi var: Minnoş, Sultan ve Kara
Or as a title:
Büyük Medeniyet: Osmanlı İmparatorluğu
Sometimes we use that to quote. Like:
Mehmet dedi ki: "John bugün yola çıktı ama yarın buraya varabilir"
Let's see an example from your text:
"Başlangıçta çok basit mektupları yazdım: sadece birkaç cümleler yazdım"
It must be : "Başlangıç sadece birkaç cümlesi olan mektuplar yazdım" or "Başlangıç sadece birkaç cümleli mektuplar yazdım"
This is not common but right grammatically: "Başlangıçta çok basit mektuplar yazdım: sadece birkaç cümle"
I hope that these explanations are enough for you. If necessary you can ask more.
Thanks!
Vous souhaitez progresser plus vite ?
Rejoignez cette communauté d'apprentissage et essayez les exercices gratuits !
Ne manquez pas cette occasion d'apprendre une langue depuis chez vous. Découvrez notre sélection de professeurs de langues expérimentés et inscrivez-vous dès maintenant à votre premier cours !
Commencez à apprendre aujourd'hui
