Eski İşlerim
On üç yaşındayken, ilk işimi buldum /girdim <em>or</em> başladım/ O zamandan beri, on farklı iş yerinde çalıştım.
İşlerimin bazıları perakendeydi. Rafları doldururdum ve müşterilere yardım ederdim. O zamanlarlık o / bu tarz/ işler / yeterli geliyordu/ tamamdı, ama onlar beni tatmin etmezdi. /edemezdi/
Kolej yıllarımnın (benim yıllarım: "m" 1. tekil şahıs) arasında, iki harika işim /daha oldu/ vardı. Kanada'nın engin yabanları vardı, ve bazılarının içinde kamp kurmak için parkları vardı. (hikaye anlatılırken, "di"li bilinen geçmiş zaman kullanmak uygun olur.) Bir yaz böyle bir parkta bir işi buldum. Bütün yaz ormanda, gölde, ya ve plajda zamanımı geçirdim. Öbür işi ise (buradaki "ise" kesinlikle "if" anlamında değil) küçük bir çayır müzesinde buldum. Turlar verip yaz yönetmen oldum. (bu cümle anlaşılmıyor)
En garip işim de et ile alakalıydı çalıştım. (et ile çalışmak fiili kullanılmaz) Bir et kesici oldum. O yer bir kasap değildi, orada sadece eti bölüp ve kasaplara gönderirdik.
En sevdiğim işte ise dört yıllık boyunca çalışırdım. /çalıştım/ Başında, bir kolejde muhtemel öğrencgileri gelmeye davet ederdim. İki yıl sonra nasıl öğretmek öğrenmeye başladım. Ben ayrılmadan önce tarih ve liderlik (siyaset olabilir mi?) öğrettim. O yılları çok sevdim!
Eğer Kanada'ya dönmeye karar vermezsem, Türkçe öğrendikten sonra, Türkiye'dea bir işi bulabilacağım. bulabilirim.
Eski İşlerim
On üç yaşındayken, ilk işimi buldum. O zamandan beri, on farklı iş yerinde çalıştım.
İşlerimin bazıları perakendeydi. Rafları doldururdum ve müşterilere yardım ederdim. O zamanlık o işler tamamdı, ama onlar beni tatmin etmezdi.
Kolej yıllarının arasında, iki harika işim vardı. Kanada'nın engin yabanları [ovaları ] var, ve bazılarında içinde kamp kurmak için parkları var. Bir yaz öyle bir parkta bir işi buldum. Bütün yaz ormanda, gölde, ya da plajda zamanımı geçirdim. Öbür işi küçük bir çayır müzesinde buldum. Turlar verip yaz yönetmeni oldum.
En garip işimde et ile çalıştım. Bir et kesici oldum. O yer bir kasap değildi, orada sadece eti bölüp ve kasaplara gönderirdik.
En sevdiğim işte dört yıl çalıştım. Başında, bir kolejde muhtemel öğrencileri gelmeye davet ederdim. İki yıl sonra nasıl öğretileceğini öğrenmeye başladım. Ben ayrılmadan önce tarih ve liderlik öğrettim. O yılları çok sevdim!
Eğer Kanada'ya dönmeye karar vermzesem, Türkçe öğrendikten sonra, Türkiye'de bir işi bulabileceğim [bulacağım].



