ابحث بين معلمي الإنجليزية المتعددين...
Sean S-D
Kızılderililer -- 1. Parça
Türkiye’ye geldim geleli, Türklerin ne kadar Kızılderililer ile ilgilendiklerine şaşırıyorum. Bu ülkede bu kadar Kızılderililerin sanatı, kültürü, ve hayat tarzıyla ilgilenmelerini beklemiyordum. Kanada’da Saskatchewan (Saskatçüğan) denilen geniş bir il büyürken, günümüzdeki yaşayan çok Kızılderili ile de karşılaştım. Hatta, üvey babam ve birkaç sevgili arkadaşım Kızılderilidir. Babamın anneannesi de Kızılderiliymiş. Çocukken güzel el yapılmış Kızılderili boncuk işine hayrandım. Fırsat buldukça Pow Wow’lardaki (ananevi Kızılderili toplumsal festival) fırıl fırıl dönen dansçıları seyretmeye ve davulcuların gürültüsünü işitmeye bayılıyordum. Bu nedenle, Kızılderili tanıdıklarım Türkiye’de daha iyi anlaşılsın diye gözlem ve düşüncelerimden bazılarını paylaşmak niyetindeyim.
Kendimi bildim bileli Kızılderili hayatımın manzarası içindeydiler. İlk okulda, oyun alanında birkaç Kızılderili’yle arkadaşlık ettim. O esnada farkında değildim fakat Kızılderili arkadaşlarımın çoğu aile yapısı bozukmuş. Ya anneleri ve babalarıyla beraber yaşamıyordu ya da yoksulluk içine düşmüşler. Liseye geçince etrafımda ırkçılığı fark etmeye başladım. Genelikle Kızılderili olmayanlar Kızılderililer ile kaynaşmadı. Maalesef, ilimde vandallık ya da hırsızlık yapılınca halk sık sık ‘Yaramaz bir Kızılderili bunu yapmış mı acaba?’ diye düşünürdü.
Ben dokuzuncu sınıftayken, İngilizce dersimde öğrencileri gruplara ayrılmıştı. O okula yeni geldiğimden dolayı en az gözümü korkutan gruba katıldım. Ben hariç o grupta sadece Kızılderililer vardı. Böylece Corey Falcon (Kory Şahin) adında biriyle arkadaş oldum. Anladığım kadarıyla sokak çetesine aitmiş. Bununla beraber sessiz sedasiz genç olduğum halde bana iyi sınıf arkadaş oldu. Corey benimle sürekli şaka yapıyordu ve birbirimizle ders notlarımız paylaşırdık. Corey diğer Kızılderililer’le konuşurdu ama beyaz gençlerle çok konuşmadı.
(Devam edilecek!!)
١٢ ديسمبر ٢٠١٦ ٠٧:٥٤
التصحيحات · 3
Kızılderililer -- 1. Parça
Türkiye’ye geldim geleli/geldiğimden beri, Türklerin ne kadar Kızılderililer ile çok fazla/bu kadar çok ilgilenmediklerine şaşırıyorum. Bu ülkede bu kadar Kızılderililerin sanatı, kültürü, ve hayat tarzıyla bu kadar ilgilenilmesinimelerini beklemiyordum. Kanada’da Saskatchewan (Saskatçüğan) denilen geniş bir ilde büyürken, günümüzdeki yaşayan çok Kızılderili ile de karşılaştım. Hatta, üvey babam ve birkaç sevgili arkadaşım Kızılderilidir. Babamın anneannesi de Kızılderiliymiş. Çocukken güzel el yapımılmış Kızılderili boncuk işine hayrandım. Fırsat buldukça Pow Wow’lardaki (ananevi Kızılderili toplumsal festival) fırıl fırıl dönen dansçıları seyretmeye ve davulcuların gürültüsünü dinlemeye işitmeye bayılıyordum. Bu nedenle, Kızılderili tanıdıklarım Türkiye’de daha iyi anlaşılsın diye gözlem ve düşüncelerimden bazılarını paylaşmak niyetindeyim.Kendimi bildim bileli Kızılderililer hayatımın manzarası içindeydiler. İlk okulda, oyun alanında birkaç Kızılderili’yle arkadaşlık ettim. O esnada farkında değildim fakat Kızılderili arkadaşlarımın çoğu aile yapısı bozukmuş. Ya anneleri ve babalarıyla beraber birlikte yaşamıyordu ya da yoksulluk içine düşmüşlerdi. Liseye geçince etrafımda ki ırkçılığı fark etmeye başladım. Genelikle Kızılderili olmayanlar Kızılderililer ile kaynaşmıyorlardımadı. Maalesef, ilimde vandallık ya da hırsızlık yapılınca halk sık sık ‘Yaramaz bir Kızılderili mi acaba bunu yapmış mı acaba?’ diye düşünülürdü.
Ben dokuzuncu sınıftayken, İngilizce dersinde öğrencileri gruplara ayrılmıştı. O okula yeni geldiğimden dolayı en az gözümü korkutan gruba katıldım. Ben hariç o grupta sadece Kızılderililer vardı. Böylece Corey Falcon (Kory Şahin) adında biriyle arkadaş oldum. Anladığım kadarıyla sokak çetesine aitmiş. Bununla beraber sessiz sedasız genç olduğum halde benimle iyi sınıf arkadaşı oldu. Corey benimle sürekli şakalaşıyordu yapıyordu ve birbirimizle ders notlarımızı paylaşırdık. Corey diğer Kızılderililer’le konuşurdu ama beyaz gençlerle çok konuşmazdı.
(Devam edilecek!!)
١٢ ديسمبر ٢٠١٦
هل تريد التطور بشكل أسرع؟
انضم لمجتمع التعلّم هذا وجرّب التمرينات المجانية!
Sean S-D
المهارات اللغوية
الإنجليزية, التركية
لغة التعلّم
التركية
مقالات قد تعجبك أيضًا

English Vocabulary for Using Microsoft Office at Work
1 تأييدات · 0 التعليقات

How to Answer “How Was Your Weekend?” Naturally in English
47 تأييدات · 29 التعليقات

Why Some Jokes Don’t Translate: Understanding Humor in English
15 تأييدات · 6 التعليقات
مقالات أكثر
